Skip to content
Ana Sayfa  - İnsan Sağlığı  - Ülser    
Peptik Ülser
Merak Ettiğiniz Sorular ve Yanıtları

Peptik ülser sık karşılaşılan bir sindirim sistemi hastalığıdır. Günümüzde oluş mekanizmalarının önemli oranda aydınlatılmış, korunma ve etkili tedavi yöntemlerinin bulunmuş olması sayesinde hastalığı tamamen iyileştirmek mümkün hale gelmiştir.

Yararlı olacağını düşündüğümüz bu yazıda, peptik ülser konusunda hastaların en sık sorduğu sorulardan yola çıkarak ve bu sorulara modern tıp bilgisine dayanarak cevaplar vererek sizleri bu hastalık konusunda bilgilendirmeyi amaçladık.

Bu yazı sadece sizin bilgilendirilmeniz amacı ile hazırlanmıştır. Tıpta hastalık tedavisinde bireysel yaklaşım esas olduğundan, bu yazıdaki bilgilerin doktorunuzun önerilerinin yerine geçemeyeceği unutulmamalıdır.

Peptik ülser ne gibi şikayet ve komplikasyonlara yol açar?
Peptik ülser nasıl oluşmaktadır?
Peptik ülser tanısı nasıl konulur?
Peptik ülser tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Peptik ülserin tedavisi nasıldır?
Ameliyat gerekir mi?
Aspirin ve benzeri ilaç kullanımı gerekli ise ne yapılmalıdır?
Acil Durumlar
GENEL UYARILAR

Peptik ülser ne gibi şikayet ve komplikasyolara yol açar?
Peptik ülser sıklıkla karnın üst kısmında olan ve sırta doğru yayılabilen bir ağrı oluşturur. Ağrı yanma tarzında veya batıcı karakterde olabilir, bazen yemeklerden sonra veya kusma sonrasında hafifleyebilir. Ağrı nedeni ile hasta bazen uykudan bile uyanabilir. Şikayetler genellikle mide asidini giderici (antasit) ilaçlar ile hafifler veya geçer. Aspirin ve bazı tip ağrı kesicilerin kullanımı sırasında oluşan peptik ülserler ağrı oluşturmayabilir veya kendilerini ilk olarak kanama şikayeti ile belli edebilirler.

Peptik ülserler kanamaya yol açabilirler. Her zaman eşlik eden ağrı şikayeti olmaz. Bu durumda kanamaya bağlı şikayetler görülür. Bunlardan biri kanlı kusmadır. Kanlı kusma her zaman kırmızı renkte olmaz, mide içindeki asidin etkisi ile kan renk değiştirir ve kusmuk içine adeta kahve telvesi karışmış gibi bir görünüm oluşturabilir. Bazen kanama kendisini kusma olmadan sadece dışkı renginde ve kıvamında katran benzeri bir değişiklik oluşturarak gösterir. Eğer kanama miktarı çok ise kırmızı kan ile karışık dışkı oluşabilir. Hızlı ve yarım litreyi geçen kanamalarda baş dönmesi, göz kararması, çarpıntı ve fenalık hissi oluşabilir. Peptik ülser kanamaları bazen "gizli kanama" şeklinde olup, kendisini kansızlığa bağlı halsizlik ve solukluk ile de belli edebilir. Peptik ülser kanama olmaksızın midenin delinmesine de yol açabilir. Bu durumda mide içeriği karın boşluğuna geçerek tehlikeli bir durum oluşturabilir.

Peptik ülser nasıl oluşmaktadır?
Mideden salgılanan asidin, mide ve oniki parmak barsağında (duodenum) oluşturduğu hasar ile peptik ülserler oluşmaktadır. Genellikle duodenumun mide ile birleştiği kısımda (bulbus) oluşur. Oluşan bu duodenum ülserleri ile sadece midede yaşayan ve Helicobacter pylori olarak adlandırılan bakteri arasında bir bağlantı vardır. Muhtemelen bu bakteri ülser oluşturmamakta fakat ülser oluşumuna yardımcı olmaktadır. Yani bu bakterinin olması mutlaka ülser gelişeceği anlamına gelmez. Ancak bulbusta ülseri olan bir hastada bu bakterinin antibiyotikler ile yok edilmesi, ülserin daha sonraki yıllarda tekrar etmesini engellemektedir. Eğer bu bakteri yok edilmez ise peptik ülser sonuçta gene nüks etmektedir.

Peptik ülser oluşumundaki diğer önemli etkenler, özellikle bazı romatizmal hastalıklarda veya genel amaçlı ağrı kesici olarak kullanılan aspirin ve bazı ilaçlardır. Bu tip ilaçlar güçlü etkili ağrı kesiciler oldukları için toplumda çoğunlukla gereksiz ve çok sık olarak kullanılmaktadır. Bu tip ilaçlara bağlı ülserler genellikle midede oluşur. Burada ülser oluşmasındaki mekanizma, bu ilaçların midenin aside karşı korunmasını sağlayan savunma sistemlerine zarar vermesidir. Bunun sonucunda aside karşı savunmasız kalan midede ülserler oluşmaktadır. Bu ülserler ağrı oluşturmayabilir ve kendilerini kanama şikayetleri ile gösterebilirler.

Peptik ülser tanısı nasıl konulur?
Peptik ülser tanısı genellikle şikayetlerin özellikleri ile konulur. Hastalığın kesin tanısı ise endoskopi ile koyulur. Özellikle peptik ülser için tipik olmayan kilo kaybı, kusma ve kolay doyma gibi şikayetler veya hastanın yaşı gerektiriyorsa endoskopik değerlendirme muhakkak yapılmalıdır. Çünkü bunlar daha tehlikeli hastalıkların habercisi olabilir. Bu tanı yöntemi ile ülserin olup olmadığı, ülserin yeri, kanama tehlikesi olup olmadığı anlaşılır. Kanamakta olan ülserler de endoskopik yöntemler ile genellikle ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilirler. Endoskopik değerlendirmenin sağladığı bir diğer imkan da, eğer mide ülseri saptanır ise altta yatan bir kanser olup olmadığını anlamak için biopsi alınabilmesidir. Yine kanama ile baş vuran hastada endoskopik değerlendirme ile eğer yeniden kanama riski taşımayan bir ülser saptanmış ise hastanın erkenden taburcu edilme imkanı vardır.

Bir diğer tanı yöntemi mide ve duodenumun röntgen filmini çekmektir. Burada hastaya özel bir madde içirildikten sonra bir dizi röntgen filmi alınır. Bu yöntem ile hastalıkların yakalanma şansı, endoskopi yapılmasına göre daha düşüktür. Ayrıca bu yöntemde biyopsi alma şansı yoktur.

Bu nedenler ile peptik ülser tanısında ve kanamalarında önerilen tanı yöntemi üst sindirim sisteminin endoskopik değerlendirmesidir.

Peptik ülser tehlikeli bir hastalığın habercisi olabilir mi?
Mide kanseri sıklığı belirli yaşlarda sonra arttığından, ağrı ve yanma gibi peptik ülser için tipik şikayetlerde bile endoskopik değerlendirme gereklidir. Duodenum peptik ülserlerinde kanser riski azdır. Ancak mide ülserlerinin kansere bağlı ülserler olma olasılığı vardır.

Endoskopi nasıl bir işlemdir?
Endoskopi işlemi, ucunda görüntüleme sistemi olan esnek bir tüp şeklindeki alet ile vücudun dışardan görünmeyen yerlerini görme işlemidir. Tıpta çeşitli uygulamaları vardır. Peptik ülser tanısını koymak için üst sindirim sisteminin endoskopisi uygulanır. Bu işlem ile yemek borusu, mide ve ince barsağın başlangıç kısmı görülür. Endoskopi sırasında gerekir ise doku örnekleri alınabilir. Bu yöntem ile üst sindirim sistemindeki gözle görülebilecek anormallikler hemen hemen her zaman yakalanır.

Peptik ülserin tedavisi nasıldır?
Peptik ülser hastalığının oluşumunda, Helicobacter pylori bakterisinin yerinin olduğu anlaşıldıktan sonra bu hastalığın tedavi yaklaşımında bir devrim gerçekleşmiştir. Artık peptik ülser hastalarının çok büyük bir oranı, asit salgısını engelleyen ilaçların kullanılması ve bu mikrobun mideden yok edilmesi ile tamamen iyileştirilebilmektedir. Helicobacter pylori bakterisinin yok edilmesi için genellikle bir asit salgısını engelleyen ilaç ile iki antibiyotik birlikte bir süre kullanılır. Ancak tedavi konusunda muhakkak bir hekime başvurulmalı ve onun önerileri doğrultusunda hareket edilmelidir..

Sigara kullanımının peptik ülser iyileşmesini geciktirdiği bilinmektedir. Bu nedenle hastaların sigara içmemesi önerilir.

Ameliyat gerekir mi?
Günümüzde etkili ilaç tedavilerinin bulunmasından dolayı peptik ülser nedeni ile ameliyat olmak çok nadir bir durum haline gelmiştir. Artık ameliyatlar hemen hemen sadece kanama ve midenin delinmesi gibi komplikasyon durumlarında söz konusu olabilmektedir. Ayrıca kanayan peptik ülserlerin büyük bir kısmı da endoskopik olarak tedavi edilebilmektedir. Ama seyrek dahi olsa inatçı, tekrarlayan ve mide boşalmasına engel olabilen mide çıkışı daralmaları oluşturmuş peptik ülserler olabilmekte ve bunlarda cerrahi tedavi tek seçenek olarak kalabilmektedir.

Aspirin ve benzeri ilaç kullanımı gerekli ise ne yapılmalıdır?
Kalp damar hastalığı olanlar veya beyin damarlarında tıkanıklığı ve buna bağlı bazı nörolojik sorunları olan hastalarda, bu hastalıkların daha da ilerlemesini engellemek amacı ile aspirin kullanımı çok sık uygulanan tedavi yöntemidir. Eğer bu hastalarda peptik ülser gelişmiş ise yapılacak ilk şey kesilebiliyor ise bu ilaçları kesmektir. Ancak hastaların çoğunda aspirin tedavisi kesilemez. Bu durumda peptik ülser tedavisinde kullanılan asit salgısını engelleyen ilaç aspirinin zararlarından korumak için sürekli olarak kullanılmalıdır. Ancak aspirin veya benzeri ilacı alırken peptik ülser kanaması oluşur ise bu ilaçlar mutlaka kesilmelidir. Genel amaçlı ağrı kesici olarak aspirin veya benzeri ilaçlar yerine mideye zarar vermeyecek ilaçların kullanılması uygundur. Ancak tüm bu ilaçların ne durumda nasıl kullanılacağına, hastanın durumunu genel olarak değerlendirerek muhakkak hekimler karar vermelidir.

Acil Durumlar
Kanlı kusma, dışkı renginde ve kıvamında katran benzeri değişiklikler veya kanlı dışkı peptik ülser kanamasına bağlı olabilir. Bu duruma genellikle çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik ve fenalık hissi eşlik eder. Ayrıca şiddetli karın ağrısı ve genel durumda kötüleşme de bir komplikasyonun habercisi olabilir. En kısa zamanda, en yakın sağlık kuruluşuna baş vurmak gerekir.

GENEL UYARILAR
Peptik ülser sık rastlanan bir hastalıktır. Tipik olarak karnın üst kısmında ve genellikle ortada hissedilen ağrıya yol açar. Ağrı sıklıkla sırta yayılır ve geceleri uyandırır. Günümüzde hastalığın çok etkin tanı ve tedavi metodları geliştirilmiştir.

Ülserin kesin tanısı endoskopik inceleme ile koyulur.

Peptik ülser nedeni ile sindirim sistemi kanamaları oluşabilir. Genellikle çok etkili endoskopik tedavi yöntemleri olduğundan, çoğunlukla cerrahi tedavi gerekmez.

Aspirin ve benzeri ilaçları kullanan hastaların ve yakınlarının, peptik ülser ve özellikle sindirim sistemi kanamaları ve olabilecek diğer komplikasyonlar açısından uyanık olmaları gereklidir.

Takip eden doktor ile görüşülmeden ilaç tedavisinin kesilmemesi, dozunun değiştirilmemesi veya başka bir ilaca geçilmemesi gerekir.
AstraZeneca websites
Search
Sign In
>
>
Share price
>
>
>