Bilimsel İş Birlikleri
AstraZeneca olarak, dünyaca ünlü bilim insanları ve akademik kurumlarla iş birliği yaparak kendi yetkinliklerimizi sürekli geliştiriyor ve bilim odaklı şirketlerle ortaklıklar yapıyoruz.
TRGENTEST Platformu (2022 – Devam ediyor)
Tıbbi Genetik Derneği tarafından AstraZeneca Türkiye'nin koşulsuz katkılarıyla hayata geçirilen TRGENTEST projesi kapsamında https://trgentest.com/ TRGENTEST arama motoru geliştirildi. Bu arama motoru sayesinde Türkiye'de genetik testlere ihtiyaç duyan hastalar artık hekimler tarafından kendilerinden istenen moleküler testlerin nerede yapıldığı konusunda bilgi alabilecek. Bu laboratuvarlara web sitesi üzerinden kolaylıkla ulaşabiliyor.
Yumurtalık Kanseri Taahhüdü - ‘Overian Cancer Commitment’ – (2022 – Devam ediyor)
Onkoloji alanında global olarak; yumurtalık kanserinde hızlı test ve tanı ile özel bakım sürecinin önemine dikkat çekmek, yumurtalık kanseri hastalığına ilişkin toplumdaki farkındalığı artırarak hastaların yaşam kalitesinin ve hayatta kalma süresinin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla European Society of Gynaecological Oncology (ESGO) ve the European Network of Gynaecological Cancer Advocacy Groups (ENGAGe) ile “Ovarian Cancer Commitment“ (OCC) adlı bir hastalık farkındalık projesi başlatıldı. AstraZeneca Türkiye olarak, ESGO’nun Türkiye’deki temsilcisi olan Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ve ENGAGe’in Türkiye’deki temsilcisi Kanserle Dans Derneği ile 5 yıllık bir taahhüde imza attık ve Türkiye’de yumurtalık kanseri hastalığına ilişkin toplumsal bilinç düzeyi ve hastalık farkındalığının artırılması için çalışmalara başladık. Bu iş birliğinin ilk adımı olarak 8 Mayıs Dünya Yumurtalık Kanseri Günü’nde ‘Göründüğü Gibi Değil’ projemiz kapsamında, AstraZeneca Türkiye ve her iki derneğin sosyal medya hesaplarından paylaşımlar yapıldı. Yumurtalık kanseri hakkında farkındalık sağlamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Genetik Tanı Uzlaşı Raporu (2022)
Gen yapısının, hastalıkların seyri konusunda önemli bilgiler verdiğinden yola çıkan ve her biri alanında uzman olan beş dernek (Patoloji Dernekleri Federasyonu, Tıbbi Genetik Derneği, Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Türk Üroonkoloji Derneği) ilk defa bir araya gelerek AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteği ile Türkiye’de ilk kez yumurtalık ve prostat kanserini kapsayan “Genetik Tanı Uzlaşı Raporu”nu hazırladı. Raporda her dört yumurtalık kanserinden birinin nedeninin kalıtsal olduğu belirtilirken prostat kanserinin de kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri ile ilişkili olduğuna dikkat çekildi.
Mesane ve Akciğer Kanseri Konsensus Raporu (2022)
AstraZeneca Türkiye'nin koşulsuz desteği ile Türk Üroonkoloji Derneği bünyesinde oluşturulan ve ürolojik kanserler konusunda ülkemizin önde gelen merkezlerinin katkısı ile geliştirilen Mesane Tümörü Veri Tabanı'ndaki veriler kullanılarak bir çalışma gerçekleştirildi. Yapılan çalışmada; sigara kullanımının ülkemizde mesane kanseri gelişimi ile ilişkisi, sigara kullananlarda mesane kanserinin tanı ve tedavi süreçlerindeki özellikleri ve belki de en önemlisi akciğer kanseri gelişimi ile ilişkisi bilimsel bir zeminde incelendi. Bu çalışma, sigara kullanımı ile mesane ve akciğer kanseri birlikteliğini ülkemiz verileri ışığında değerlendiren ilk çalışma olma özelliği de taşıyor. 2.568 hastadan elde edilen veriler ile gerçekleştirilen bu çalışma için Türk Üroonkoloji Derneği ve Türk Akciğer Kanseri Derneği bir araya geldi. Çalışmanın sonuçları 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Yaşam Günü kapsamında AstraZeneca Türkiye'nin koşulsuz desteğiyle düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.
Mersin Üniversitesi Yapay Zekâ Protokolü (2021 – Devam ediyor)
AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle, Mersin Üniversitesi ile birlikte yapay zekâ teknolojisinin kalp yetersizliğinin erken tanısında kullanılacağı yenilikçi bir tanı protokolünü başlattık. 2021 yılında herhangi bir nedenle Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran 45 yaş üzerindeki hastalara ait 20 binin üzerinde röntgen sonucu üniversite tarafından hastalara ilişkin kişisel bilgilerden arındırılmış olarak yapay zekâ tabanlı bir platformda analiz edildi. Analizler sonucunda kalp yetersizliği açısından şüpheli röntgen sonuçları üniversite tarafından tespit edildi. Elde edilen verilerin kalp yetersizliği tanı kriterleri çerçevesinde Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü tarafından değerlendirilmesi ve daha ileri tetkiklerin gerekli görüldüğü hastaların kesin tanı için hastaneye çağırılması hedeflendi.
EnKarNe Uzlaşı Raporu (2021)
Diyabet yönetimine ışık tutmak amacıyla, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD), Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), Türk Nefroloji Derneği (TND) ve Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği (THBHD) tarafından “Diyabette Kardiyovasküler ve Renal Komplikasyonların Önlenmesi, Tanısı ve Tedavisi için Endokrinoloji Kardiyoloji Nefroloji (EnKarNe) Uzlaşı Raporu” hazırlandı, Kasım 2021'de TurkJEM Dergisi'nde çevrim içi/ online erişime açık hale geldi. AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle hazırlanan rapor, düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. EnKarNe Uzlaşı Raporu; Türkiye'de endokrinoloji, kardiyoloji ve nefroloji disiplinlerinin Tip 2 diyabet hastalığına yönelik olarak ortaklaşa hazırladığı ilk uzlaşı raporu olma özelliğini taşıyor. Dört farklı dernekten dokuz bilim insanı tarafından hazırlanan “EnKarNe Raporu”, multidisipliner bakış açısıyla diyabetin etkin bir biçimde yönetilmesi için iyi bakım standartları oluşturmayı amaçlıyor. Bu düzenlemeler tüm hekimler için yol gösterici bir kılavuz niteliğindedir.
Türkiye Prostat Kanseri Haritası (2020)
AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteği ile Türk Üroonkoloji Derneği tarafından, “Türk Üroonkoloji Derneği Prostat Kanseri Veritabanı” kaynaklı bilgiler ışığında hazırlanan “Türkiye Prostat Kanseri Haritası”nın sonuçları, basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Dünyada erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasındaki prostat kanserine ilişkin kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla hazırlanan rapor, prostat kanserinde erken teşhisin tedavi sürecine katkılarına yönelik önemli bulgular içeriyor. Dünyada ve Türkiye’de erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden olan prostat kanseri, erkeklerde kansere bağlı ölümlerde de akciğer kanserinin ardından ikinci sırada yer alıyor. 2018 yılı istatistiklerine göre, dünya genelinde 1,28 milyon hasta prostat kanseri tanısı almış bulunuyor. Türkiye çapındaki 5.040 hastaya ait verilerden oluşan Türk Üroonkoloji Derneği Prostat Kanseri Veritabanı’na göre, prostat kanseri, hastaların yarısında 60-69 yaş aralığında tespit ediliyor. Rapor ülkemizde prostat kanseri farkındalığının artırılmasını, bu konuların bilimsel alanlarda tartışılmasının sağlanmasını hedefleyen bilimsel bir çalışmadır.
Akciğer Kanserinde Multidisipliner Yaklaşım Raporu (2020)
AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteği ile Türk Akciğer Kanseri Derneği tarafından hazırlanan “Akciğer Kanserinde Multidisipliner Yaklaşım Raporu” ile tüm dünyada en sık görülen ve en çok ölüme sebep olan kanser türü olan akciğer kanseri için tıbbi onkoloji, göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, radyasyon onkolojisi, radyoloji, nükleer tıp ve patoloji branşlarının “ortak akılla” çalışmasına yönelik bir yol haritası sunuluyor ve sunulan bu yol haritasıyla akciğer kanseri hastalarının en hızlı şekilde tanı ve tedavi çözümlerinden yararlanması amaçlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2018 yılı itibariyle yıl içinde 2 milyondan fazla kişiye (tüm kanserlerin yüzde 11,6’sı) akciğer kanseri tanısı konuyor. Ölüm nedeni sıklığında, kanser nedeniyle gerçekleşen ölümler arasında erkeklerde yüzde 22 ile birinci olan akciğer kanseri kadınlarda yüzde 13,8 ile meme kanserinin ardından ikinci sırada yer alıyor. Türkiye akciğer kanserinin görülme sıklığında yüz binde 36,9 ile dünya sıralamasında dokuzuncu sırada yer alırken, erkeklerde yüz binde 70,6 ile Macaristan ve Sırbistan’ın ardından dünyada üçüncü sırada yer alıyor. 2018’de açıklanan ‘Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporu’na göre akciğer kanserinin ülkemize olan toplam ekonomik yükü 8,8 milyar TL civarındaydı; dolaylı maliyetlerin de dahil edilmesiyle birlikte akciğer kanserinin hasta başı ortalama maliyetinin 175.838 TL olduğu görülmekteydi. Akciğer kanserinde dolaylı maliyetlerin toplam ekonomik yük içinde önemli bir paya sahip olduğu raporun sonuçları arasında. Raporla, disiplinler arası bir yaklaşım ile akciğer kanseri tedavisinin başarı oranını artırmak hedeflendi ve maliyet açısından da faydalı olmak amaçlandı.
Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporu (2018)
Kasım 2018’de bir ilke imza atarak akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükünü ortaya koyan “Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporu”nun hazırlanmasına destek olduk. Akciğer Kanserleri Derneği, Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Türkiye Kanser Enstitüsü ve Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği’nin bir araya gelerek AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle hazırladığı bu raporda bir ilke imza atıldı ve akciğer kanserinin Türkiye’de neden olduğu ekonomik yük, tüm doğrudan ve dolaylı maliyetler hesaba katılarak kapsamlı bir şekilde ortaya konuldu. Raporda akciğer kanserinin yarattığı ekonomik yükün yanı sıra; akciğer kanserinde risk faktörleri ve önlenmesi, erken tanı ve tarama programları, tanı ve tedavi süreci, destek tedavi konularıyla ilgili ülkemizdeki mevcut durum analiz edildi ve her bir alan için iyileştirme yapılabilecek noktalar belirlenerek çözüm önerileri sunuldu.
Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri için Moleküler Testler Tanı Rehberi (2018 – 2021)
Patoloji Dernekleri Federasyonu tarafından AstraZeneca Türkiye ve Roche Diagnostik Türkiye’nin katkıları 2018 yılında “Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri için Moleküler Testler Tanı Rehberi’’ yayınlandı. Rehber, 2021 yılının son aylarında güncellendi.
Akciğer kanseri tanısında kullanılan moleküler testler ve test süreçlerinin anlatıldığı rehber, ülkemizde bu alanda yayınlanmış ilk ve tek rehber olma özelliğinin yanında, akciğer kanseri tedavisine yön veren temel tanı aşamalarının standardize edilerek iyileştirilmesi yönünde de önemli bir başvuru kaynağı olarak yerini aldı. Rehber, yayınlandığı günden bugüne, başta patologlar olmak üzere genetik uzmanları, tıbbi onkologlar ve biyopsi süreçlerinde bulunan tüm hekimlerin klinik pratiklerine yön veriyor.